İşletmeniz İkinci Dalga ve Sonuçlarına Hazır mı?

İkinci dalga dünyanın son dönemlerde başına gelenlerden hiç haberdar olmayanlar için deniz, sörf gibi egzotik çağrışımlar yapabilir. Ancak bu kavram pat diye hayatımıza giren pandeminin devamı ve uzun vadede oluşturabileceği olumsuzluklar silsilesi için kullanılıyor.

Covid-19 salgını, ülkeden ülkeye vaka sayılarında farklılıklar göstererek tüm dünyada etkisini sürdürmeye devam ediyor. Her ülke kendine özgü kademeli normalleşme adımlarıyla kendi pandemi sürecini yönetmeye çalışıyor. Birçok ülke gibi Türkiye de yeni normale hızla ayak uydurdu. Ancak bu normalleşme adımlarının hızlanması sonucunda ülkemizde ikinci dalganın ayak sesleri daha sık duyulmaya başlandı.

Koronavirüs, bugüne kadar dünya genelinde 21 milyondan fazla kişide tespit edildi ve 773 bin kişinin ölümüne neden oldu. Türkiye’de ise vaka sayısı 250 binden fazla ve ölüm 6 bin civarında. Uzmanlar son günlerdeki vaka sayılarını göz önünde bulundurarak Eylül-Ekim aylarında yüksek ihtimalle ikinci dalganın söz konusu olacağını belirtiyor. Peki bu durumda sizin işletmeniz ikinci dalgaya hazır mı?

İkinci Dalga ve Küresel Ekonomik Sistem

Toplum sağlığında ciddi tehlikeler yaratan covid-19, aynı zamanda küresel ekonomik sistemde de derin yaralar açmaya devam ediyor. En son İkinci Dünya Savaşı’nda ekonomide bu derece büyük dengesizliklerle arz ve talep şokları yaşanmıştı. Günümüzde ise küresel ekonomide daralma tarihi seviyelerde seyrederken ekonomilerin geleceği için hala bilinmeyen birçok değişken söz konusu.

Salgının tahmin edilenin aksine dünyada daha hızlı yayılması, ekonomik olarak ülkeleri büyük çıkmaza sokuyor. Akıllarda koronavirüsün ne zaman kontrol altına alınacağı, ikinci dalga ile nasıl başa çıkılacağı veya ikinci dalganın gelirken hangi mali zorlukları da beraberinde getireceği gibi birçok soru mevcut. Tüm bu soru işaretleriyle birlikte bilinen tek şey; salgının küresel ekonomik sistemde büyük değişimler yaratacağı.

Uzmanlar Uyarıyor: İkinci Dalga Kapıda!

Uzmanların belirttiğine göre dünyada şu an birçok ülkede yaşanan ikinci dalga, Türkiye için de kapıya dayanmış gözüküyor. Ertelenmiş taleplerin yanında atılan normalleşme adımlarıyla ekonomi kısmi olarak toparlanırken korona virüsün yeniden artışa geçtiği görülüyor. Son üç ayda birçok sektör nefes alırken yaz mevsimi ve yer değiştirmelerin çok fazla yaşanmasıyla salgında artış gözleniyor.  Güncel rakamlar hem toplum sağlığı hem de iş dünyası için oldukça endişe verici görünüyor.

İkinci dalga gelirken işletmeler için iç talep yetersizliğinin yanında ihracat pazarlarındaki daralma, en yüksek risk barındıran unsurların başında geliyor. Özellikle mikro işletmeler bu süreçten en çok etkilenecek olan kesimlerden biri. İşletmeler gelecek aylarda çoğunlukla zorunlu ödemelerini ertelemeye çalışacak veya kısa vadeli ek sermayelere ihtiyaç duyacak. Bu nedenle iş dünyası ikinci dalga önlemleri için geç kalmamalı.

İkinci Dalgada Hazır Olun : Uzaktan Çalışma Sistemleri, Teknolojik Altyapı, İnsan Odaklılık

İşletmelerin birçoğu normalleşme süreciyle birlikte ofislere geri dönmüş ve uzaktan çalışma sistemlerine son vermiş olsalar da ikinci dalgayla birlikte yeniden bu sisteme dönmeleri an meselesi. Bazı işletmeler bu aşamada daha tedbirli davranarak Hibrid Model denilen, bazı günler evden çalışıldığı bazı günler ise ofise gidildiği bir sistem benimsemiş durumdalar. Bunun yanında iş modeline uyan işletmeler bu süreci ofislerini kapatıp tamamen uzaktan çalışmayla sürdürüyorlar. İş dünyası, uzaktan çalışma ile birlikte gelen risklere karşı artık daha tecrübeli olsa bile ikinci dalga geldiğinde yine oldukça dikkatli olmalı. İşletmeler teknolojik altyapılarını her an uzaktan çalışma sistemini sürdürebilecekleri şekilde konumlandırmalı.

PwC’nin “COVID-19 Pandemisinin Bir Suistimal Salgınına Dönüşmesi Nasıl Önlenir?” yazısına göre uzatılmış uzaktan çalışma sisteminin bir gerekliliği olarak güçlü güvenlik ve gizlilik altyapılarının işletmelere entegre edilmesi gerekli olacak. Sebebi ise işletmeleri suistimale açık hale gelmekten ve uyum riskine karşı koruyarak faaliyetlerine sağlıklı bir şekilde odaklanmalarını sağlamak. Bunun yanında çevrimiçi ürün ve hizmet sunumlarında krizden ders çıkartarak inovasyona ve yeniliklere gitmek, insan odaklı yaklaşımlarla çalışanların fiziki ve mental sağlığını korumak işletmelerin lehine olacak.

İkinci Dalgaya Karşı İşletmenizi Nasıl Güçlendirirsiniz?

İŞLETMENİZDE İNSAN KAYNAKLARINDA DİJİTAL DÖNÜŞÜM İÇİN: IDENFIT
  • Uzaktan çalışmaya uygun olacak şekilde tüm iş modelleri, ürün ve hizmet sunumları çevrimiçi olarak uyumlu hale getirilmeli, dijital dönüşümle teknolojik altyapı kurulmalı.
  • İşletmeler insan odaklı çalışma yaklaşımlarını benimseyerek, uzaktan çalışma sürecinde dijitalde ekip ruhunu korumalı, çalışanlarına değer verdiğini hissettirmeli, onları her fırsatta desteklediğini göstermeli.
  • Üst yönetim ve teknoloji birimleri bir araya gelerek gerçekleşebilecek en kötü senaryoya karşı şirket içerisinde uygulanabilir bir kriz planı hazırlamalı.
  • Esnek çalışamayacak mavi yakalı çalışanların sağlığının ve güvenliğinin sağlanması için sık denetim yapılmalı, koronavirüs tedbir prosedürleri harfiyen uygulanmalı ve iş yerinde mesafe bilekliği gibi teknolojik sosyal mesafe uygulamaları kullanılmalı. 
  • İş süreçleri gözden geçirilmeli, gerekirse yeniden yapılandırılmalı, dijital dönüşüm için altyapı sağlanmalı.
  • Dijital dönüşüm için kurum kültürü oluşturulmalı, çalışanlar eğitilmeli, özel bütçe kalemi ayrılmalı.
  • Sosyal medyada daha aktif ve şaffaf olunmalı. İşletmenin, markasını daha iyi ifade edecek yenilikçi ve özgün içerikleri üretirken bu kriz dönemlerinde rol model olabileceği düşünülmeli.
  • Tedarik zincirinde daha iyi verimlilik ve sürdürülebilirlik sağlanması için çalışmalar yürütülmeli.
  • İşletme içerisindeki ürünler, hizmetler veya markalar için yeni pazar araştırmaları yapılmalı.
  • Yalnızca çalışanlarla değil tüm paydaşlarla güçlü ve şeffaf bir iletişim ağı içerisinde olunmalı.
  • Bu süreçte yeni yatırımlar için acele edilmemeli. Gidişata göre temkinli davranılmalı.
  • Kurumsal risk yönetiminde dinamik ve proaktif şekilde yol alınmalı.
  • Pandemi sonrasında oluşacak dönemde yeni projelerle değişimler yaratmak için yoğun sosyal araştırmalar ve çalışmalar yapılmalı. Deyim yerindeyse toplumun nabzı tutulmalı.

0 Shares:
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir