İşe Alım Sürecinde Yapay Zeka Kullanımı ve Etkileri

işe alım sürecinde yapay zeka kullanımı

İşe alım sürecinde yapay zeka kullanımı, son zamanlarda insan kaynakları yönetimi alanında en çok araştırılan trend konular arasında yer alıyor. Bilgisayarlar iş hayatında katma değeri daha az olan operasyonel işlerin tamamlanmasında uzun zamandır büyük kolaylıklar sağlamakta. Yapay zeka ise durumu son 30 yıldır yaşadığımız teknolojik gelişmelerin çok ötesine götürüyor.

Peki yapay zeka işe alım sürecinin neresinde ve işe alım sürecine ne gibi katkılar sağlayabilir? İnsan kaynakları açısından bu konuya odaklanmadan önce yapay zekanın pazarlama ve IT gibi departmanlarda uzun süredir yaygın bir şekilde kullanıldığını söylemekte yarar var. Yapay zekanın büyük verileri analiz edebilmesi ve eldeki datadan tahmin yapabilen kolaylaştırıcı etkisinin insan kaynakları departmanının da dikkatini çekmesi şaşırtıcı değil.

Yapay Zeka İşe Alım Sürecini Nasıl Etkiliyor?

Yapay zekanın genellikle işe alımın geleceğindeki rolünden bahsedilse de günümüzde büyük kurumsal firmalar bu teknolojiyi kullanmaya başlamış durumda. Daha küçük şirketlerin ve start-upların da bu öncü firmaları izlemesi, yapay zeka uygulamalarının tabana yayılmasıyla her geçen gün artıyor. Yapay zeka işe alım sürecini genel anlamda nasıl etkiler diye bakarsak:

  • Yapay zeka her şeyden önce, manuel yapılması zaman alan görevleri otomatikleştirmeyi kolaylaştırır.
  • Karar vericilere daha detaylı bilgi sağlayarak operasyonel maliyetleri düşürür.
  • Modern işe alım yazılımlarının idari iş yükünü otomatize etmesinin yanında big datayı yönetmek, verilerden tahminleme yapabilmek gibi daha birçok faydası vardır. En basit örnekle, yapay zeka, özellikle daha yüksek işe alım ihtiyacı olan büyük şirketlerin belirli segmentler dahilinde hedefleme ve filtreleme yapabilmesine olanak tanır. Böylece karar vericinin önünde daha etkili seçim yapabilmesine olanak veren kaliteli ve uygun bir kitle kalır. Geriye kalan görüşme süreçlerini bu filtrelenmiş adaylar üzerinden gerçekleştiren İK yöneticisi zamandan büyük ölçüde tasarruf etmiş olacaktır.

İşe Alım Sürecinde Yapay Zeka Kullanımının 4 Büyük Faydası

İşe alım sürecinde yapay zeka kullanımı işletmelere genel anlamda 4 büyük fayda sağlıyor.

İşe alım sürecini iyileştiriyor

İK çalışanlarının başvuru havuzunu oluşturan büyük bir kitleden doğru adayları optimum maliyetle ve uygun bir zaman dilimi içerisinde seçmesi gerekir. Yapay zeka sayesinde tüm bu süreç otomatik olarak birkaç parçaya bölünebilir. İşe alım uzmanı her aday hakkında daha detaylı veri toplayabilir, adayları uygunluklarına göre filtreleyebilir ve daha etkili bir şekilde değerlendirebilir. Tüm bu aşamalar işe alım sürecinin kalitesini artırırken İK uzmanının da zamandan tasarruf etmesini sağlar.

Daha doğru bir analiz ve uygun eşleşme sağlıyor

İK uzmanları, belirli pozisyonlar için belirli niteliklere sahip olan en uygun adayları seçmek isterler. Bu yaklaşım sadece iş verimliliğini artırmakla kalmaz, aynı zamanda adayları işin gerektirdiği belirli becerilere sahip olma yolunda da motive eder. Yapay zeka bu noktada İK uzmanlarıyla karşılaştırıldığında, rasyonellik açısından aday becerileri – iş eşleşmesinde daha doğru bir uygunluk seviyesi gösterir. 

Zamandan tasarruf ettiriyor

Zaman her çalışan için dolayısıyla her şirket için değerlidir. İşe alım konusu da işletmelerde doğru çalışanın seçimine bağlı zaman kaybına yol açması ya da açmamasıyla direkt ilintili olduğundan titizlikle ele alınmalıdır. Yapay zeka, adayların becerilerini tahmin etmenin yanında büyük miktarda veriyi analiz etmek ve karar vericilere anlaşılır sonuçlar sağlamak için yalnızca birkaç saniyeye ihtiyaç duyar. Bu nedenle yapay zeka çözümleri zamandan, paradan ve operasyon kaynaklarından tasarruf edilmesini sağlar.

Önyargıdan bağımsız, tarafsız karar vermeyi sağlıyor

İnsani kararlar her zaman bilinçli veya bilinçsiz bir önyargıya açıktır. Profesyonel ve etik değerlere ters düşse de çalışanlar duygularına göre taraf tutma eğilimi gösterebilirler. Önyargı ile alınmış kararlar işletmeler için ortak bir sorundur ve yapay zeka çözümleri bu durumu en aza indirebilir. Verilere dayalı tüm sonuçlar rasyonel bir şekilde hesaplandığından ve yalnızca özgeçmişte yer alan kelimeler üzerinden filtreleme gerçekleştiği için işe alım yapan uzmanın öznel değerlendirmesi saf dışı kalacaktır.

Çok uluslu büyük şirketlerin önyargı dışında işe alımda yaşadığı bir başka problem de dil ve kültür algısında ortaya çıkan farklılıklardır. İşe alım sürecinde adaylar bir Cv’den ve sisteme tanımlanan anahtar kelimelerden daha fazlası oldukları için uzman değerlendirmesinde insani duygular ve öznel düşünceler ortaya çıkacaktır. Yapay zekaya tanımlanan algoritmalar ise bu duygu ve düşünlere sahip değildir. Son zamanda bu konuda yapay zeka uygulamasına bir örnek Avrupa menşeili çok uluslu bir firmadan geldi. Farklı ülkelerden başvuruları alınan adaylarla yapılan telefon görüşmelerinde birden fazla dil algoritmasıyla yapay zeka kullanıldı. Sonuçların uygunluğunun isabetli olduğu belirtildi.

İşe alımda yapay zeka kullanımı her ne kadar olumlu bir özellik gibi görünse de olumsuz sonuçları da olabilir. İnsanlar belirli koşullarda insiyatif alabilirken yapay zeka gibi makineler girdi ve çıktı usulüyle çalışır. Makineden ne hesaplamasını isterseniz önünüze onu getirecektir. Bu durumda yapay zeka en başta bazı nitelik ve değerlere karşı etik dışı bir biçimde ayarlanacak olursa filtreleme dışı bırakılan kişiler daha en baştan ayrımcılığa uğramış olacaklardır. Bu nedenle yapay zeka ne kadar gelişirse gelişsin, onu programlayan ve kullanan insanın insani ve etik değerleri yapay zekayı yönlendirecektir.

İşe Alımın Geleceğinde Yapay Zekanın Yeri

İşe alımın geleceğinde yapay zeka kullanımının mülakat şekillerini de değiştirmiş olacağı tahmin ediliyor. Uzaktan çalışmanın yaygınlaşmasıyla Skype / Hangouts / Zoom gibi platformlarda mülakat yapmaya alıştık. Yapay zeka bu durumu biraz daha ileri götürüyor ve bu yapıda karşımızda bir İK uzmanı yerine bot diye tabir edilen bir robot, sanal bir karakter buluyoruz. Yapay zekanın sadece mülakat soruları sorduğunu düşünmeyin. O anki ruh halinizden, stres seviyenize, dil akıcılığınızdan teknik yetkinliklerinize kadar geniş bir alanda sizi değerlendirecek bir yapıdan bahsediyoruz.

Şu anda dünyaca ünlü çok uluslu şirketler bu konuda çalışmalar yürütüyor ve bu tartışmaları da beraberinde getiriyor. Teknolojinin bir yanda insana eşit olabilecek kadar gelişmesi bazılarını heyecanlandırırken diğer tarafta, bir robot tarafından değerlendirilmek, mülakat sırasında insani tepkilerden yoksun sanal bir karakterle ikili iletişim kurmaya çalışmak kimilerine oldukça sinir bozucu gelebiliyor.

Daha bilgilendirici sonuçlara ulaşmak için “Yapay zeka iş dünyasında hangi amaçlarla kullanılırsa yararlı olur?” sorusunun cevabını çalışmak gerekiyor. Çünkü “Makineler işlerimizi elimizden alacak mı?” sorusu da bu sorunun peşi sıra geliyor. İnsanın kendisini dışlamadan ve tüm kontrolü yapay mekanizmalara bırakmayacak şekilde bu yapıyı kurgulaması gerektiğini düşünenlerin sayısı bu noktada oldukça fazla. Sonuçta önyargılı olmadan, taraf tutmadan yapay zekayı insandan ayrı tutmamak ve yapay zekayı kurgulayanın ve yönlendirenin insan olduğunu unutmamakta fayda var. Bu düşünce tarzıyla insanlığa fayda sağlayacak gelişmelere ve daha objektif sonuçlara varılabilir.

1 Shares:
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

five × 3 =