Post-Covid Sürecinde Tükenmişlik Sendromu

tükenmişlik sendromu

Dünya Sağlık Örgütü tarafından koronavirüsün pandemi olarak ilan edilmesinin ardından tüm dünyada çeşitli önlemler alınmaya başladı. Salgının etkisi azalmaya başlasa dahi hala yüz binlerce insanın hayatı etkilenmeye devam ediyor. Neredeyse insanların tamamı bu sürece hem fiziksel ve zihinsel anlamda hazırlıksız yakalandığı için dünya çapında farklı bir deneyim yaşanıyor. Küresel bir değişimi beraberinde getireceği öngörülen pandemi süreci ve sonrası için post-covid olarak adlandırılan süreçte toplumsal ve bireysel önlemlerle hayata devam ediliyor. 

Uzmanlar evde kalmanın öneminden belirtse de çalışma hayatının bir şekilde devam ettirilmesi gerekiyor. Bazı şirketler evden çalışma sistemine geçerken hizmet ve üretim alanında çalışanlar çeşitli önlemler çerçevesinde işe gitmeye devam ediyor. Bu süreçte ücretsiz izin verilen veya işini kaybeden kişiler de bulunuyor. Dolayısıyla çalışan kesim için koronavirüs, pandemi, post-covid ve tükenmişlik sendromu birbirini tetikleyen sorunlar olarak görülüyor. 

Tükenmişlik Sendromu Nedir?

Tükenmişlik sendromu; yıpranma, enerji azalması, başarısızlık ve tatminsizlik neticesinde kişinin içsel kaynaklarındaki tükenmişliği açıklayan bir psikolojik hastalıktır. İş stresi ve tükenmişlik sendromu birbiriyle bağlantılı olurken insanlar; iş kaynaklı yoğun duygusal talepler ve insanlarla gereğinden fazla iletişim kurma sonucunda bitkinlik, yorgunluk ve umutsuzluk yaşıyor. Devamında hayata, işe ve insanlara yönelik olumsuz tutum geliştiriyorlar. 

Bir diğer adı burnout olan tükenmişlik sendromu DSÖ tarafından da hastalık kategorisinde değerlendiriliyor. Kişinin kaldırabileceğinden fazla iş yoğunluğu yaşaması ve stres altında çalışması neticesinde ortaya çıkan sendrom, yaşadığı çöküş ile beraber hastalık olarak kendini belli ediyor. Özellikle pandemi sürecinde işe gitme stresi, işi kaybetme endişesi ve iş bulamama telaşı nedeniyle çoğu çalışanlarda görülebiliyor.

Pandemi ve Post Covid Sürecinin Yol Açtığı Tükenmişlik Sendromu Belirtileri

  • Bedensel tükenmişlik hissi
  • Duygusal tükenmişlik hissi
  • Olumsuz düşünceler
  • Karamsarlık
  • Kolay işleri bile bitirme konusunda zorluk
  • İşten, bağlı olduğu şirketten ve çalışma arkadaşlarından soğuma
  • Umutsuzluk
  • Değersiz hissetme
  • Mesleki öz güvende azalma
  • Unutkanlık
  • Dalgınlık
  • Yorgunluk ve bitkinlik hissi
  • Dikkat problemi
  • Uyku sorunları
  • Sindirim sistemi bozuklukları
  • Çarpıntı ve solunum zorluğu
  • Vücudun bazı bölgelerinde ağrı

Seyahat kısıtlaması, karantina, sokağa çıkma yasağı ve sosyal mesafe önlemleri nedeniyle üretici ve tüketici arasında ciddi bir durgunluk yaşanıyor. Bu durum iş dünyasında ciddi bir stres yaratıyor. Salgın sürecindeki psikolojik, toplumsal ve ekonomik risklere rağmen çalışmaya devam eden kişilerin yaşamını bir şekilde kolaylaştırmak gerekiyor. Bu süreçte hem yöneticilere hem de bireylerin kendisine çeşitli görevler düşüyor.

Özellikle yöneticilere pandemi döneminde büyük sorumluluklar yükleniyor. Her yönetici; kendi sağlıklarını, iş yerindekilerin sağlığını ve ailelerinin sağlığını korumak konusunda büyük gayretler gösteriyor. Elbette iş yerlerinde fiziksel anlamda çalışanların sağlığını korumak adına çeşitli önlemler bulunuyor. Ancak çalışanların psikolojisini korumak adına henüz yeterince çaba gösterilemiyor. Sürecin ruhsal anlamda en az hasarla atlatılabilmesi için bazı yöntemler var.

Tükenmişlik Sendromu Evreleri

Tükenmişlik sendromu, dört evrede inceleniyor. İlk evre idealistlik evresi şeklinde tanımlanıyor. Birinci evrede birey, zorlandığını fark etse de bunun üzerine gidip kendini çok daha fazla zorlayarak bu süreci atlatabilmesi çabası içine giriyor. Birey ilk etapta enerji ve umut bakımından oldukça dolu görünüyor. Hatta işini her şeyin önüne geçirerek yorgunluğuna rağmen stresli çalışma ortamına direniyor. 

İkinci evre, durağanlaşma evresi olarak açıklanıyor. Süreç giderek yorucu bir hal aldığı için kişi umudunun ve isteğinin azaldığını fark ediyor. Çabalarının karşılıksız kaldığını anladıkça duygusal anlamda çöküşe geçiyor. Devamında gelen engellenme evresinde, kişi tüm çabalarına rağmen bir şeyleri değiştiremediğinden kendisini çaresiz ve engellenmiş hissediyor. Kaçınma davranışları ve çeşitli davranışsal tepkiler bu evrede gelişiyor.

Bütün tepkilerin ve öfkelenmelerin sonucunda 4. evreye geçiliyor ve süreç kişiyi tepkisizliğe itiyor. Tükenmişlik sendromu yaşayan birey; duyarsızlaşıyor, donuklaşıyor ve çevresine tepki vermemeye başlıyor. Çok belirgin bir umutsuzluk hali ile öncesinde inandığı değerlere karşı inançsızlık gözlemlenebiliyor. Mesleki performansların da düştüğü bu dönemde kişilerde istifa, rapor talebi ve görevi yerine getirememe durumu sıkça görülüyor.

İşine Son Verilenler İçin Tükenmişlik ile Başa Çıkma Yöntemleri

Koronavirüs sürecinde işine süresiz şekilde ara verilmiş olan ya da işini tamamen kaybetmiş olan kişiler derin bir belirsizlik ortamına giriyor. Zamanla gelecek endişesi, çaresizliğe ve umutsuzluğa dönüşüyor. Bireysel sağlık endişesine ek, sürekli işlerin ne zaman eskiye döneceğini düşünmek, psikolojik yorgunluğa neden oluyor. Bu süreçle başa çıkabilmek için kişinin kendini telkin etmesinin yararı oluyor.

Öncelikle bu istenmeyen durumların çok sayıda kişiyi etkilediğini bilmek gerekiyor. Çünkü bu kaygıların tamamını çok sayıda insan yaşıyor. Bu bilince sahip olmak ve yalnız olmadığı hissetmek kişiyi bir miktar rahatlatıyor. Aynı zamanda bu zorlu dönemi; yeni fırsatları değerlendirerek, mesleki gelişime zaman ayırarak ve farklı planlar yaparak geçirmek de önem taşıyor. 

Evden Çalışma Tükenmişliği mi Yoksa Verimliliği mi Tetikliyor?

Evden çalışma ve tükenmişlik sendromunun birbirini tetiklediği bir kesim var; üstelik bunu yaşayanların sayısı hiç de az değil. Çünkü home office çalışma deneyimi bulunmayanların bu sürece alışması oldukça zor. Çalışanlar yeni çalışma alanlarına uyum sağlamakla uğraşırken aynı zamanda sağlıklarının tehdit altında bulunduğu stresli süreci yaşıyorlar. İşlerini devam ettirmeye çalışırken aynı zamanda sağlıkla alakalı endişelerle boğuşuyorlar.

Yöneticilerle çalışanların sürekli olarak iletişim halinde bulunması bu sürecin daha kolay atlatılmasına yardımcı oluyor. Bu noktada Idenfit gibi bulut tabanlı insan kaynakları yönetim yazılımları yöneticilerin işlerini oldukça kolaylaştırıyor. Çalışanlarını internet olan her yerden takip ve kontrol etmelerine yarayan yazılımlar, verimliliği arttırırken evden çalışmaya olanak sağlayarak çalışanların sağlık endişelerini de azaltıyor.

Evden çalışmada zorluk çeken kesimin aksine evden çalışmanın daha verimli geçtiğini savunan diğer kesimin bu olağanüstü duruma uyum sağlamak adına günlük alışkanlıklarında yaptıkları birtakım rutinler dikkat çekiyor. Bu önerilerden bazıları,

  • Her gün işe gittiğiniz saatte uyanın ve pijamaları çıkarıp günlük kıyafetler giyin.
  • Koltuk yerine bir masada çalışın.
  • Çalışırken sosyal medyaya girmeyin ya da televizyon izlemeyin.
  • İşe başlarken ve işe son verirken çalışma arkadaşlarınızla görüntülü görüşmeler yapın.
  • İşe, gününüzü planlayarak başlayın. 
  • Kendinize sessiz bir çalışma ortamı yaratın.
  • Akşamları çok geç vakitlerde uyumayın.
  • Planlı ve kurallara uygun bir şekilde çalışmayı başardığınızda bu süreci kolay bir şekilde atlatacağınızı ve eski düzeninize en yakın zamanda döneceğinizi unutmayın.

Koronavirüs ve post covid sürecinde evde çalışan kişilerde isteksizlik, dikkat dağınıklığı, halsizlik ve çabuk yorulma gibi durumlar bolca yaşanıyor. Ayrıca bu zorlu dönemde iş baskısı hissetmek de öfke ile karşılık bulabiliyor. Dolayısıyla yöneticilerin de çalışanlara yönelik davranışlarında özenli davranması gerekiyor. Her bir çalışanın, kendi sağlığı ve psikolojisi için mücadele ederken çalışma arkadaşlarını da düşünmesi büyük önem taşıyor.

İş Yerine Giderek Çalışanlar için Tükenmişlik ile Başa Çıkma Yöntemleri

  • Devamlı olarak salgınla alakalı konuşmayın.
  • Endişe duymanın sizi daha emniyette kılacağını düşünmeyin.
  • Salgın yokmuş gibi davranıp gerçekleri umursamamazlık da yapmayın.
  • Çevrenizdeki salgın önlemleriyle alakalı uyarırken kesinlikle nezaketli davranın.
  • Salgın sürecinde herkes farklı derecelerde korkular yaşayabiliyor. Bütün bu olanları anlayışla karşılayın.
  • Çevrenizdekileri sorumsuzlukla suçlamak yerine bireysel önlemlerinizi alın ve kişisel sorumluluklarınıza odaklanın.
  • İşe gidiyor olduğunuz için kendinizi suçlu hissetmek yerine ailenizi ve sevdiklerinizi korumaya odaklanın.
  • Pek çok kişi bu süreçte tahammülsüz olabiliyor. Dolayısıyla hem çevrenizdekilerin tahammülsüzlüklerini anlayışla karşılayın hem de siz çevrenizdekilere tahammülsüz davranmamak üzerine çaba sarf edin. 
  • Pozitif düşüncenin hem sağlığınıza hem de psikolojinize olumlu etki ettiğini unutmayın.

0 Shares:
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir