İş Yeri Kavramında Yeni Trend: Hibrit Çalışma Modeli Nedir?

hibrit çalışma sistemi

Hibrit çalışma modeli pandemi sonrası iş hayatımıza giren yepyeni kavramlardan. Covid 19 salgını ve normalleşme sürecinde hibrit çalışma modelini daha da çok duymaya başladık. Çoğu kurumsal şirket 2021 yılı başında art arda hibrit çalışma modeline geçtiğini veya geçeceğini duyurdu. Peki bu bahsedilen hibrit çalışma modeli tam olarak nedir, işletmeler ve çalışanlar açısından avantaj ve dezavantajları nelerdir?

Hibrit Çalışma Modeli Nedir?

Hibrit kelime anlamı itibariyle melez ya da iki gücün karışımı & birleşimi olarak tanımlanabilir. Hibrit çalışma modeli ise bu tanım ışığında iş hayatında haftanın belirli günlerinde ofisten diğer günler evden ya da mekan bağımsız çalışmayı ifade etmektedir.

Hibrit çalışma modeline zemin hazırlayan en önemli itici güç şüphesiz yaşamakta olduğumuz pandemi süreci oldu. Pandemi ile hayatımıza giren uzaktan çalışma, evden çalışma, esnek çalışma, dönüşümlü çalışma gibi pek çok kavramın uygulanabilirliği kurumsal şirketler tarafından bu dönemde test edilmeye başlandı. Pandeminin zirve yaptığı 2020 ortasında çoğu şirket sağlık ve hijyen konularında tedbir amacıyla uzaktan çalışma kararı aldı. Ofise veya işe gidilmesi zorunlu olan sektörlerde ise dönüşümlü çalışma sistemi uygulandı. Kimi sektörlerde bu yeni düzen çalışma sistemleri oldukça fayda ve kolaylık sağladı. Sahada çalışmayı gerektiren sektörlerde ise verimlilik açısından sorun ve aksamalara neden oldu. 

Esnek çalışma sistemlerini yararlı bulan sektörler ve şirketler, pandemi sonrasında da en azından haftanın birkaç günü mekan bağımsız çalışmayı sağlayan hibrit çalışma modelini çalışanları için kalıcı hale getirmeyi planlıyor. Peki çalışanlar bu konuda ne düşünüyor?

Çalışanlar Açısından Hibrit Çalışma Modeli

Salesforce, pandemi süreci ve sonrasında çalışanların normalleşme sürecini ve yakın gelecekteki iş hayatlarını nasıl gördüklerini ölçmek amacıyla 2020 yılının Haziran ayında dünya çapında 3.500’den fazla tüketiciye araştırma anketi uyguladı. Salesforce Global Workforce Survey’in genel sonuçlarına baktığımızda iş hayatı ve hibrit çalışma modeliyle ilgili şu maddeler dikkat çekiyor:

  • Çalışanların hissettiği en önemli endişelerin, uzun vadede ve kısa vadede finansal durumları, iş güvenliği konusu, fiziksel sağlık ve zihinsel sağlık olduğu görülüyor.
  • Uzun vadede çalışanların %64’ü tamamen uzaktan çalışmak yerine bir ofiste, mağazada, fabrikada veya başka bir işyerinde en azından birkaç saat de olsa çalışmak istiyor.
  • Çalışanların %43’ü yeniden açılma ve normalleşme planı hakkında kendileriyle açık şekilde bir iletişim kurulduğunu belirtiyor.
  • Yakın zamanda işgücünün büyük bir kısmını oluşturacak Z kuşağı hibrit çalışma modeli ile çalışmak istiyor. 
  • Z kuşağının %74’ü ya evden çalışmayı ya da bazı günler evde bazı günler işte olmak üzere hibrit çalışma modelini tercih ediyor. 
  • Ankete katılanların %37’si, pandemi sonrası bile evden tam zamanlı olarak çalışmaya devam etmek istiyor. 
  • Ankete katılanların %64’ü, gün içinde birkaç saat de olsa ev dışında bir ofiste veya bir işyerinde çalışmak istiyor. 
  • Çalışanların sadece% 32’si, işverenlerin ofisleri küçülteceğini veya kapatacağını düşünüyor.

Hibrit Çalışma Modelinin Avantaj ve Dezavantajları

Ofiste çalışmak her ne kadar sosyallik ve ekip içi iletişim sağlasa da her gün ofise gitmek, özellikle de ulaşımın zor olduğu ve trafikte uzun zamanların geçirildiği şehirlerde yorucu ve zorlayıcı olabilir. Hibrit çalışma modelinin bu noktada avantajları şu şekilde özetlenebilir:

  • Verimliliğin önüne geçen ve trafikte geçirilen atıl zamanlar gibi çalışanı gereksiz yere strese sokan koşullar azaltılabilir.
  • İnternetin ve dijital iletişimin olduğu her yerden çalışılabilecek bir işe sahip olanlar için esnek çalışma sistemleri günlük rutinlerde zaman kazanmaya yardımcı olabilir. 
  • İşletmeler açısından bakıldığında hibrit çalışma modeliyle ofis faturaları, servis, yemek gibi kalemlerde ofis masrafları bir nebze olsun azaltılabilir.
  • Çalışanlar kendi zaman yönetimi ile performansları üzerinde daha çok söz sahibi olabilir.

Hibrit çalışma modelinin neden olabileceği dezavantajlara bakacak olursak,

  • Herkesin işi uzaktan çalışmaya uygun olmayabilir. Bazı sektörler için temelden uygun bir uygulama olmayarak kabul görmeyebilir.
  • Herkes kendi evinde teknik ekipman, altyapı ve çalışma koşulları açısından aynı imkanlara sahip olmayabilir. Bu durum hem sürdürülebilir değildir hem de çalışan performansı açısından adaletsizlik yaratır. Örneğin kalabalık bir aile ile yaşayan bir bireyin evden çalışması oldukça zorlayıcı olacaktır.
  • Bireysel zaman yönetimi, görev sorumluluğu ve bilinci herkeste aynı olmayabilir. Kimi çalışanlar yönetici gözetiminde veya ekiple bir arada olduğu zaman daha iyi işler ortaya çıkarabilir.

Hibrit Çalışma Modeli İş Hayatında Kalıcı Olur Mu?

Hibrit çalışma modelinin verimlilik ve performans üzerindeki etki ve sonuçlarını görmek için sistemin yaygın olarak ve daha geniş bir zaman aralığında denenmesi konusunda çoğu şirket ve işveren hemfikir. Her ne kadar dünya devleri Google, Microsoft, IBM gibi şirketler bu değişimleri bir deneyim ve çeviklik sınavı olarak görse de çoğu şirket için kurumsal değişimler oldukça zor ve maliyetli süreçler. Çalışanları direkt etkileyen uygun olmayan sistemler daha küçük ölçekli firmalara yüksek maliyetli faturalar çıkarabilir.

Sonuç olarak iş hayatının, hibrit çalışma modelinin avantaj ve dezavantajlarını gözlemlediğini ve elde edilen sonuçlara göre vakit kaybetmeden harekete geçeceğini söyleyebiliriz. Sistemin kalıcı olup olmayacağını ise zaman ve uygulamadan çıkan sonuçlar belirleyecek. 

0 Shares:
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

eight − five =