Girişimcilerin Yaşadığı İK Problemleri ve Başa Çıkma Yolları

Girişimler ve girişimciler, iş dünyasına adım attıkları andan itibaren çok farklı konularda, çok farklı zorluklarla karşı karşıya kalabilirler. Girişimler, en çok da insan kaynakları yönetimi alanında bazı zorluklarla karşılaşırlar. Girişimcilerin yaşadığı İK problemleri için bunlara karşı çözüme dayalı yaklaşımlar geliştirmek gerekir. Sizler için girişim ve girişimcilerin İK’da karşı karşıya kaldıkları temel zorlukları derledik:

1. İK’ya Yeterli Zaman ve Kaynak Ayrılmaması

Startuplar yola çıktıktan sonra yönetim çözümleri olarak genellikle iş geliştirme ile meşgul olurlar. Yönetimin öncelikleri düşünüldüğünde çoğunlukla İK, işletme gelirine ve karına anında katkı sağlamayan gereksiz bir maliyet olarak görülebilir. Bu nedenle yönetim kadrosu, insan kaynakları süreçlerine zaman ve kaynak ayırmak istemeyebilir. Üstelik İK’yı yalnızca işe alım ile sınırlayıp diğer kritik yönlerini arka plana atabilir.

Girişimcilerin bu büyük İK zorluğu ile başa çıkmasının yolu ise İK süreçlerini doğru analiz edip anlamaktan geçiyor. Yönetimin, organizasyon kültüründen çalışan performansına ve yetenek yönetimine kadar tüm İK süreçlerini anlamak içine ekstra çaba göstermesi gerekir. İşte bu noktada startup kültürü içerisinde tüm bu kritik süreçleri ele alacak ve yönetecek olan bir İK uzmanına ihtiyaç vardır.

2. Kesintisiz Geri Bildirim Sistemi Oluşmaması

Girişimcilerin yaşadığı İK problemleri arasında geri bildirim konusu da yer almaktadır. Girişimlerde geri bildirim sistemi, diğer pek çok İK zorluğu gibi öncelik sıralamasında geride kalan değerlerdendir. Genellikle daha öncelikli işlere yöneldikleri için, çalışanlara performansları veya yaptıkları işlerle alakalı anlık fayda sağlayacak geri bildirimler veremezler. Böylece zamanla bu durumdan kaynaklı yönetici ve çalışan arasında bağlantı zayıflar ve verimlilik kaybı yaşanır.

Startupların 360 derece geri bildirim sistemi kapsamında çalışanları organizasyona daha çok dahil ederek ilerlemesi gerekir. Dijitalde yönetecekleri bir performans yönetimi ve geri bildirim sistemi ile zamanında kritik noktalarda çalışanlara fayda sağlayacak dokunuşlar yapabilirler. Genel organizasyonel iletişim düzeninde iyileştirmeler sağlayacak bu sistemler girişim içinde etkili çözümler sağlayacaktır.

3. İK Politikalarına ve Performans Yönetimine Dikkat Edilmemesi

Startuplar sınırlı kaynaklarla çalıştıkları için İK süreçlerinde ihtiyaç olabilecek politikaları belgelemiyor olabilirler. Herhangi bir sürecin belgelenmemesi sonucunda ortaya çıkacak sorunlar büyük maliyetlere yol açabilir. Çoğu startup ise bir sorun ile karşılaşmadan önce ne yazık ki dokümantasyon sürecine yeterli özeni göstermez. Aynı şekilde çalışan performansının işletmeyle olan uyumuna küçük ekiplerde dikkat edilmezken ekip büyüdükçe bu uyum bir ihtiyaç olarak doğar.

Startupların bu İK zorluğu ile başa çıkmasının yolu; ücretli veya ücretsiz izin, tatiller, katılım sistemi gibi tüm İK politikalarının açık şekilde belgelenmesinden geçer. Ayrıca girişimciler, performans uyumluluğu için çalışan performans yönetim sistemlerine yatırım yapmalı hatta girişimlerin bulut tabanlı bir İK yazılımı ile entegre performans değerlendirmeleri olmalıdır.

4. Eğitim ve Gelişime Gereken Değerin Verilmemesi

Günümüzde çalışanların hızla değişen iş dünyasında sürekli kendilerini iyileştirmelerle desteklemeleri ve eğitimlerle becerilerini geliştirmeleri kaçınılmazdır. Girişimciler için genellikle çalışanların eğitimleri ve gelişimleri gereksiz bir masraf kalemi olarak algılanır. Ama unutulmaması gerekir ki bir İK zorluğu olan eğitim ve gelişim artık bir lüks değil zorunluluktur.

Startuplar bu zorluğu aşıp çalışan becerileri konusunda yola bilinçli şekilde devam etmek için, çalışan performans yönetimi ile yetkinlik bazlı performans değerlendirme sistemini esas almalıdır. Eğitim gerekliliğini, çalışan becerilerini geliştirmenin önemini, aynı iş için yeni çalışanın işletmeye olacak maliyetini, çalışanlardan uzun vadede verimlilik almanın değerini ve zorlukların aşılması için bunların muhakkak gerekli olduğunu girişimciler anlamalıdır.

5. Girişim Organizasyon Kültürünün Benimsenmemesi

Çoğu girişimcinin ve yöneticinin ortak yanılgısı, işin aslına yönelince organizasyon içinde kültürün kendi kendine oluşacağını ve gelişeceğini zannedip çalışanların da organizasyon değerlerini otomatik olarak benimseyeceğini düşünmek. Çalışanlara bilinçli şekilde organizasyon kültürünün aşılanması bir süreç gerektirir, girişimciler bunun farkında olmadığı için bu bir İK zorluğu olarak karşılarına çıkar.

İK zorluğu çıkmaması adına startuplar yolun başında şirket kültürü oluşturmak için zaman ayırırsa bu durum uzun vadede çalışan performansını ve verimliliğini artırır. Girişimciler, çalışanlara taviz vermemek adına gerekli olan insan kaynakları politikalarını ve değerlerini keskin çizgilerle tanımlamalıdır. Ayrıca bu kültüre uyum sağlayacak çalışanlarla yola çıkılması girişimin yararına olacaktır, buna dikkat edilmelidir.

Kaynak: https://possibleworks.com/blog/5-hr-challenges-for-startups-how-to-address-them/

1 Shares:
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

two × 1 =